Hakkında Ever After: A Cinderella Story
Ever After: A Cinderella Story, 1998 yapımı, klasik peri masalını tarihsel bir arka plana oturtan benzersiz bir romantik dramdır. Film, Grimm Kardeşler'i ziyaret eden bir Grande Dame'ın, Külkedisi efsanesinin aslında atalarından biri olan Danielle de Barbarac'ın gerçek hikâyesi olduğunu iddia etmesiyle açılır. Bu orijinal giriş, izleyiciyi 16. yüzyıl Fransa'sına götürür.
Drew Barrymore, akıllı, dirençli ve kitaplara tutkun Danielle rolünde karşımıza çıkar. Babasının ani ölümünden sonra üvey annesi (Anjelica Huston) ve üvey kız kardeşleriyle birlikte yaşamak zorunda kalan Danielle, bir hizmetçi gibi çalıştırılır. Ancak o, basit bir mağdur değil, kaderini eline almayı bilen güçlü bir karakterdir. Prens Henry (Dougray Scott) ile karşılaşması, geleneksel masaldaki büyülü bir buluşmadan ziyade, entelektüel bir çekişme ve karşılıklı saygı üzerine kuruludur. Film, aşkın, görünüşün ötesinde zeka ve karakter uyumuna dayandığını vurgular.
Yönetmen Andy Tennant, filmi sadece bir peri masalı uyarlaması olmanın ötesine taşır. Kostümler, setler ve çekim lokasyonları ile dönemin atmosferini başarıyla yansıtır. Hikâye, sihirli balkabağı veya peri anneden ziyade, Danielle'ın kendi becerisi, cesareti ve Leonardo da Vinci (Patrick Godfrey'nin nazik bir performansıyla) gibi bir müttefiğin yardımıyla şekillenir. Bu, kadın kahramanı pasif bir kurban olmaktan çıkarıp aktif bir hayat savaşçısına dönüştürür.
Ever After izlemek için birçok neden var. Sadece romantik bir komedi-dram değil, aynı zamanda özgüven, eğitimin gücü ve sosyal sınıfların ötesinde insani bağlar üzerine düşündüren bir film. Drew Barrymore'nin canlandırdığı Danielle, izleyiciye ilham veren, unutulmaz bir karakterdir. Mükemmel oyunculuk performansları, zarif yönetmenlik ve derinlikli senaryosu ile Ever After: A Cinderella Story, tüm zamanların en sevilen modern peri masallarından biri olmayı hak ediyor. Hem romantizm arayanlar hem de karakter odaklı hikâyeler sevenler için mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt.
Drew Barrymore, akıllı, dirençli ve kitaplara tutkun Danielle rolünde karşımıza çıkar. Babasının ani ölümünden sonra üvey annesi (Anjelica Huston) ve üvey kız kardeşleriyle birlikte yaşamak zorunda kalan Danielle, bir hizmetçi gibi çalıştırılır. Ancak o, basit bir mağdur değil, kaderini eline almayı bilen güçlü bir karakterdir. Prens Henry (Dougray Scott) ile karşılaşması, geleneksel masaldaki büyülü bir buluşmadan ziyade, entelektüel bir çekişme ve karşılıklı saygı üzerine kuruludur. Film, aşkın, görünüşün ötesinde zeka ve karakter uyumuna dayandığını vurgular.
Yönetmen Andy Tennant, filmi sadece bir peri masalı uyarlaması olmanın ötesine taşır. Kostümler, setler ve çekim lokasyonları ile dönemin atmosferini başarıyla yansıtır. Hikâye, sihirli balkabağı veya peri anneden ziyade, Danielle'ın kendi becerisi, cesareti ve Leonardo da Vinci (Patrick Godfrey'nin nazik bir performansıyla) gibi bir müttefiğin yardımıyla şekillenir. Bu, kadın kahramanı pasif bir kurban olmaktan çıkarıp aktif bir hayat savaşçısına dönüştürür.
Ever After izlemek için birçok neden var. Sadece romantik bir komedi-dram değil, aynı zamanda özgüven, eğitimin gücü ve sosyal sınıfların ötesinde insani bağlar üzerine düşündüren bir film. Drew Barrymore'nin canlandırdığı Danielle, izleyiciye ilham veren, unutulmaz bir karakterdir. Mükemmel oyunculuk performansları, zarif yönetmenlik ve derinlikli senaryosu ile Ever After: A Cinderella Story, tüm zamanların en sevilen modern peri masallarından biri olmayı hak ediyor. Hem romantizm arayanlar hem de karakter odaklı hikâyeler sevenler için mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt.


















